AB Komisyonu: Polonya Parlamentosu Anayasa Mahkemesi'ne yargıç atama hakkına sahip
Avrupa Komisyonu, Polonya'daki Anayasa Mahkemesi yargıçlarının atanması konusundaki krizi yakından takip ettiğini ve Polonya Parlamentosu'nun bu atamaları yapma yetkisine sahip olduğunu belirtti.
Avrupa Komisyonu, Polonya'da Anayasa Mahkemesi yargıçlarının atanmasıyla ilgili yaşanan krizi yakından izlediğini duyurdu. Cuma gecesi mahkeme binası önünde canlı yayınlanan bir arbedenin ardından yapılan açıklamada, Polonya Parlamentosu'nun (Sejm) Anayasa Mahkemesi'ne yargıç atama yetkisinin anayasal olduğu vurgulandı.
Komisyon, Polonya makamlarının Anayasa Mahkemesi'nin Polonya anayasasına ve Avrupa Adalet Divanı'nın ilgili içtihatlarına uygun çalışmasını sağlaması gerektiğini belirtti. Bu olay, on yılı aşkın süredir devam eden bir anlaşmazlığı Avrupa siyasi gündemine taşıdı.
Öne çıkanlar
- Avrupa Komisyonu, Polonya Parlamentosu'nun Anayasa Mahkemesi'ne yargıç atama yetkisini anayasal olarak onayladı.
- Kriz, Cuma gecesi mahkeme binası önünde yaşanan ve televizyonlarda canlı yayınlanan bir arbedeyle tırmandı.
- Polonya Başbakanı Donald Tusk, olayları "skandal" olarak nitelendirerek hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme sözü verdi.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, daha önce Polonya makamlarından Mart 2026'da atanan yargıçların görevlerini engellememesini talep eden geçici tedbirler çıkarmıştı.
- Muhalefet partileri, Tusk hükümetini yargı bağımsızlığını ihlal etmekle suçluyor.
Ayrıntılar
Avrupa Komisyonu sözcüsü, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'ne sekiz yeni üyenin atanmasının Polonya Parlamentosu'nun anayasal yetkisi dahilinde olduğunu ifade etti. Sözcü ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 5 Mayıs 2026 tarihinde aldığı bir karara işaret ederek, Polonya yetkililerinin Mart 2026'da Sejm tarafından atanan yargıçların görevlerini üstlenmelerini ve icra etmelerini engellemekten kaçınmasını istediğini belirtti.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Cumartesi akşamı televizyonda yaptığı konuşmada, Cuma gecesi yaşanan olayları "skandal hadiseler" olarak tanımladı ve bu tür sahnelerin bir daha yaşanmamasını umduğunu söyledi. Tusk, bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğü koşullarını yeniden tesis etme sözü verdi. Kriz, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin yeni yargıçların atanması konusundaki çıkmaz sırasında mahkeme binasına girmeye çalışmasıyla tırmanmıştı. Polis, bina çevresinde güvenlik önlemleri almıştı.
Tusk hükümeti, Hukuk ve Adalet (PiS) partisinin yıllarca yargıya müdahale ettiğini iddia ederek hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek için reformlar yapmaya çalıştığını belirtiyor. Ancak muhalefet, Tusk hükümetini bir darbe girişiminde bulunmakla suçluyor. Avrupa Muhafazakarlar ve Reformistler (ECR) grubunun eş başkanları da Cumartesi günü Polonya hükümetinin eylemlerini kınayarak, hukukun üstünlüğünün ihlali olduğunu savundu ve Cumhurbaşkanı Nawrocki'yi desteklediklerini açıkladı.
Neden önemli?
Bu olay, Polonya'da on yılı aşkın süredir devam eden yargı bağımsızlığı ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısı üzerindeki anlaşmazlığı yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin açıklamaları, Polonya'daki iç siyasi çekişmenin Avrupa düzeyinde de yakından takip edildiğini ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Avrupa Birliği için önemini gösteriyor. Bu krizin çözümü, Polonya'nın AB ile ilişkileri ve ülkedeki demokratik kurumların işleyişi açısından kritik öneme sahip. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı, AB'nin temel değerlerinden biri olarak kabul ediliyor.