ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın postayla oy kısıtlama girişimini reddetti
ABD Yüksek Mahkemesi, eski Başkan Donald Trump'ın Kasım ara seçimleri öncesinde postayla oy kullanma sistemini kısıtlama çabalarını reddetti. Bu karar, Trump'ın seçim kurallarını değiştirme girişimlerine önemli bir darbe vurdu. Mahkemenin bu hamlesi, eyaletlerin yıllardır uyguladığı postayla oy gönderme yöntemine devam etmesine olanak tanıyor.
Öne çıkanlar
- ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın postayla oy kullanmayı kısıtlama talebini geri çevirdi.
- Karar, eyaletlerin postayla oy gönderme uygulamalarına devam etmesini sağlıyor.
- Trump, postayla oylamanın güvenliği konusunda defalarca şüphe uyandırmış, ancak kendisi de bu yöntemle oy kullanmıştı.
- Uzmanlar, postayla oylamanın seçmen katılımını artırdığını ve ABD'deki oyların yaklaşık üçte birini oluşturduğunu belirtiyor.
- Karar, ara seçimler öncesinde olası son dakika yasal engellemeleri durdurdu.
Ayrıntılar
Donald Trump, 2020 başkanlık seçimlerindeki yenilgisini postayla oy kullanma sahtekarlığına bağlamış ve bu yöntemi "siyaset tarihindeki en büyük dolandırıcılık" olarak nitelendirmişti. Bu iddiaların aksine, Brookings Enstitüsü'ne göre, postayla gönderilen her 10 milyon oydan sadece dört tanesinde sahtecilik veya mükerrer oy kullanma vakası görülüyor.
Trump, Mart 2026'da yürütme emriyle ABD Posta Hizmetleri'nin (USPS) postayla oylamayı kontrol etmesini istemişti. Bu emir, eyaletlerin kısa sürede tek tip zarf kullanmasını ve USPS'e seçmen listelerini sağlamasını zorunlu kılıyordu. Ancak Demokratlar ve aktivistler bu karara itiraz etmiş, yargıç Indira Talwani Haziran ayında anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle emre ihtiyati tedbir kararı koymuştu. Yüksek Mahkeme, son kararında bu tedbir kararını kaldırmayı reddederek Trump yönetimine karşı hüküm verdi.
Neden önemli?
Bu karar, ABD'deki seçim bütünlüğü ve seçmen erişimi açısından büyük önem taşıyor. Postayla oylamanın kısıtlanması, özellikle bu yönteme bağımlı olan bazı seçmenlerin oy kullanma hakkını kaybetmesine neden olabilirdi. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, Kasım ara seçimleri öncesinde seçim süreçlerinin istikrarını sağlamaya yardımcı oluyor ve Trump'ın seçim kurallarını tek taraflı değiştirme çabalarına karşı bir denge oluşturuyor.