BM Uzmanı: ABD'nin Uyuşturucu Teknesi Saldırıları 'İnsanlığa Karşı Suç' Olabilir
Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanı Ben Saul, ABD güçlerinin Karayip Denizi ve Pasifik Okyanusu'nda şüpheli uyuşturucu teknelerine yönelik saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini açıkladı. Yayınlanan rapora göre, ABD son bir yılda 68 gemiye saldırı düzenleyerek en az 223 kişinin ölümüne neden oldu.
ABD, bu saldırıları "narko-teröristlere" karşı meşru müdafaa eylemleri olarak savunurken, eski Başkan Donald Trump operasyonların belirlenmiş "terörist" örgütlerle silahlı çatışma durumunu yansıttığını belirtmişti. Ancak Saul, uyuşturucu kaçakçılığının meşru müdafaa hakkını tetikleyecek bir "silahlı saldırı" eşiğini karşılamadığını ifade etti.
Öne çıkanlar
- BM uzmanı Ben Saul, ABD'nin uluslararası sularda şüpheli uyuşturucu teknelerine yönelik saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.
- Eylül 2025 ile Ağustos 2026 arasında 68 gemiye yapılan saldırılarda en az 223 kişi hayatını kaybettiği bildirildi.
- Raporda, bu saldırıların insanlığa karşı suç olarak "cinayet" tanımına uyabileceği ve ABD'nin soruşturma başlatması gerektiği vurgulandı.
- ABD, saldırıları "narko-teröristlere" karşı meşru müdafaa olarak savunurken, BM uzmanı bu gerekçenin yasal dayanağı olmadığını savundu.
- Operasyonların uyuşturucu kaçakçılığını azaltmada etkisiz olduğu ve 4,7 milyar dolar maliyeti olduğu belirtildi.
Ayrıntılar
BM'nin insan hakları ve terörle mücadele özel raportörü Ben Saul, yayımladığı raporda ABD askeri saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu, insan yaşamı hakkını ihlal ettiğini ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini belirtti. Raporda, uluslararası hukukun yalnızca bir devlet tarafından gönderilen devlet dışı aktörlere karşı meşru müdafaaya izin verdiği, ancak ABD'nin "terörist" olarak tanımladığı bazı grupların, örneğin Tren de Aragua'nın, Venezuela devletinin silahlı vekilleri olduğuna dair "gerçek bir dayanak bulunmadığı" ifade edildi.
Saul'un raporu, daha az ölümcül alternatiflerin mevcut olduğunu da vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun da uygulanabilir olduğunu kabul ettiği denizdeki gemilerin durdurulması gibi yöntemlerin kullanılabileceği belirtildi. Bu nedenle, rapor ABD saldırılarının Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'ni de ihlal ettiğini, zira sözleşmenin ölümcül güce yalnızca acil bir tehdide karşı son çare olarak izin verdiğini öne sürdü.
Neden önemli?
Bu rapor, ABD'nin uyuşturucuyla mücadele stratejilerinin uluslararası hukuk ve insan hakları açısından ciddi sorgulamalarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Saldırıların yasal dayanağı ve etkinliği konusundaki tartışmalar, uluslararası arenada ABD'nin bu tür operasyonlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir ve benzer operasyonlar için emsal teşkil edebilir. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede daha insancıl ve etkili yöntemlerin benimsenmesi yönünde uluslararası baskıyı artırabilir.