Dünya 2 dk okuma kaynak: BBC News English

İran Savaşı BRICS Üyeleri Arasındaki İlişkileri Yeniden Şekillendirdi, Ancak Ayrılıkları da Ortaya Çıkardı

BRICS üyeleri yeni bir küresel düzene ihtiyaç duydukları konusunda hemfikir olsa da, bu düzenin ne olması gerektiği ve nasıl ulaşılacağı konusunda derin ayrılıklar yaşıyorlar.

İran Savaşı BRICS Üyeleri Arasındaki İlişkileri Yeniden Şekillendirdi, Ancak Ayrılıkları da Ortaya Çıkardı
Görsel: BBC News

Geçtiğimiz hafta sonu Yeni Delhi'de bir araya gelen BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ülkelerinin liderleri, İran Savaşı'nın küresel ekonomiler ve jeopolitik üzerindeki etkileri ışığında ilişkilerini yeniden değerlendirdi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen zirve, üye ülkeler arasındaki gerilimlere rağmen ortak bir bildiri yayımlamayı başardı.

Zirvede, küresel düzenin yeniden şekillendirilmesi gerektiği konusunda genel bir mutabakat olsa da, bu yeni düzenin içeriği ve nasıl hayata geçirileceği konusunda önemli görüş ayrılıkları yaşandı. Özellikle Çin, Rusya ve İran gibi ülkeler, BRICS'i ABD ve Batı Avrupa'nın etkisini azaltacak bir araç olarak görürken, Hindistan grubun Batı karşıtı bir blok olarak algılanmasına karşı çıktı.

Öne çıkanlar

  • BRICS zirvesi, İran Savaşı'nın gölgesinde üye ülkeler arasındaki ilişkilerin yeniden değerlendirilmesine olanak sağladı.
  • Hindistan Başbakanı Modi, BRICS ülkelerinin "kural koyucu" olması gerektiğini vurgularken, grubun "kimseye karşı olmadığını" belirtti.
  • Zirve, üyeler arasındaki belirgin ayrılıklara rağmen bir ortak deklarasyon yayımlamayı başardı.
  • İran Cumhurbaşkanı Pezeşkian ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayid El Nahyan, savaşın başlangıcından bu yana en üst düzey yüz yüze görüşmeyi gerçekleştirdi.
  • Deklarasyon, Orta Doğu'daki savaşa ilişkin "azami itidal" çağrısı yaparken, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşından hiç bahsetmedi.

Ayrıntılar

BRICS üyeleri, tarihsel olarak sınır anlaşmazlıkları ve hatta askeri çatışmalar yaşamış, doğal müttefikler olmaktan uzak ülkelerden oluşuyor. Örneğin, Hindistan ve Çin 2020'de tartışmalı sınırlarında ölümcül bir çatışma yaşarken, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri Orta Doğu'daki savaşta karşıt taraflarda yer aldı. Bu durum, Hindistan'ın bu liderleri bir araya getirmesini diplomatik bir başarı haline getirdi.

Zirvede kabul edilen "Yeni Delhi Deklarasyonu", Orta Doğu'daki savaşa ilişkin "sivil altyapıya ve barışçıl nükleer tesislere yönelik saldırıları" kınasa da, herhangi bir tarafı suçlamaktan kaçındı. Ayrıca, iki devletli çözüme destek ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine karşı çıkma gibi BM kararları çerçevesinde dikkatli ifadeler kullanıldı. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşından ise önceki BRICS deklarasyonlarından farklı olarak hiç bahsedilmedi.

Ticaret konusunda da benzer bir ihtiyatlılık gözlemlendi. Deklarasyon, "ayrım gözetmeyen artan tarifeler" ve tek taraflı yaptırımlar hakkındaki endişeleri listelese de, ABD'yi doğrudan adlandırmaktan kaçınarak Washington'ın tepkisini çekmekten sakındı. Bu durum, özellikle Donald Trump'ın BRICS'in önerilerini "Amerikan karşıtı" olarak nitelendirmesinin ardından, bazı üyelerin ABD'nin öfkesini çekmekten çekindiğini gösteriyor.

Neden önemli?

Bu zirve, BRICS'in Batı'nın hakimiyetindeki kurumlardan bağımsız olarak rakiplerin bir araya gelip konuşabileceği bir platform yaratabildiğini gösterdi. Özellikle İran'ın ABD yaptırımları ve deniz ablukası altında ekonomik bağlarını derinleştirme çabaları, bu tür platformların önemini artırıyor. Ancak, üyelerin yeni bir küresel düzene ihtiyaç duydukları konusunda hemfikir olsalar da, bu düzenin tam olarak ne olması gerektiği ve ona nasıl ulaşılacağı sorusu hala yanıt bekliyor.

DünyaBRICSDiplomasiKüresel Düzenİran SavaşıHindistan

← Tüm haberler