Komedyen Deniz Göktaş'a Erdoğan'a Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçlamalarıyla Dava Açıldı
Ünlü komedyen Deniz Göktaş, bir stand-up gösterisinde yaptığı espriler nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve suç ve suçluyu övme iddialarıyla İstanbul'da yargıla
Komedyen Deniz Göktaş, Haziran ayında yayınladığı bir stand-up gösterisi videosundaki espriler nedeniyle İstanbul'da yargılanmaya başladı. Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret, İslam'a yönelik şakalarıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve organize suç örgütüyle ilgili bir şaka nedeniyle suç ve suçluyu övme iddialarıyla karşı karşıya.
Temmuz ayında tutuklanan ve 88 gün ön duruşma gözaltında kalan Göktaş'ın gösterisi YouTube'da 9 milyondan fazla izlenmişti. Duruşma sırasında mahkeme dışında yaklaşık 50 kişilik bir grup, yağmura rağmen Göktaş'a destek vermek için toplandı.
Öne çıkanlar
- Deniz Göktaş, Haziran ayındaki stand-up gösterisi nedeniyle yargılanıyor.
- Suçlamalar arasında Erdoğan'a hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve suç ve suçluyu övme iddiaları bulunuyor.
- Göktaş, Temmuz ayında tutuklandı ve 88 gün ön duruşma gözaltında kaldı.
- Gösterisinin YouTube videosu 9 milyondan fazla izlendi.
- Duruşmaya Hollanda Büyükelçiliği ve ABD Konsolosluğu'ndan gözlemciler katıldı.
Ayrıntılar
Deniz Göktaş'a yöneltilen suçlamalar, "Ölü Deniz" adlı gösterisindeki belirli esprilere dayanıyor. İddianamede, Göktaş'ın Erdoğan'ı "utangaç bir diktatör" olarak tanımlaması ve "kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçiş" ifadesi, hakaret olarak gösteriliyor. Ayrıca, İslam'la ilgili şakalarının "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" potansiyeli taşıdığı öne sürülüyor.
Suç ve suçluyu övme suçlaması ise, Daltons adlı bir organize suç ailesiyle ilgili yaptığı bir şaka nedeniyle sonradan iddianameye eklendi. Türk yargıçlar, birden fazla mahkumiyet durumunda ayrı ayrı hapis cezaları verebildiği için Göktaş'ın teorik olarak birkaç yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'ne (MLSA) göre, gösteri hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne 500'den fazla şikayet başvurusu yapıldı. Bu şikayetleri yapan kurumlar arasında Diyanet İşleri Başkanlığı da bulunuyor.
Neden önemli?
Bu dava, Türkiye'de ifade özgürlüğü üzerindeki tartışmaları yeniden gündeme getiriyor. Özellikle siyasi figürlere yönelik eleştirilerin ve mizahın sınırları konusunda devam eden gerilimi yansıtıyor. NATO üyesi ve AB adayı Türkiye, uzun süredir ifade özgürlüğü konusundaki uygulamaları nedeniyle uluslararası eleştirilere maruz kalıyor. Bu tür davalar, sanatçılar ve eleştirel sesler üzerinde caydırıcı bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.