Tahran'da ABD-İsrail Saldırısında 12 Aile Üyesini Kaybeden Adamın Hikayesi
Hamed Mirzaei, 9 Mart 2026'da Tahran'daki evine düzenlenen ABD-İsrail saldırısında eşi, anne-babası ve diğer 10 akrabası dahil toplam 12 aile üyesini kaybetti.
Hamed Mirzaei, 9 Mart 2026'da Tahran'daki evine düzenlenen ve ABD ile İsrail'e atfedilen bir saldırıda ailesinden 12 kişiyi kaybetti. Evli ve çocuk sahibi olmayı planlayan Mirzaei, saldırının hayatını nasıl değiştirdiğini Al Jazeera ile paylaştı.
Saldırı, Mirzaei'nin dedesi ve babasının amcası tarafından inşa edilen, aile üyelerinin dairelerini paylaştığı bir binayı hedef aldı. Mirzaei, eşi Mohadeseh ile evlendikten bir yıl sonra bu binadaki dairelerden birine taşınmıştı. Saldırı sırasında iş yerinden evine dönmekte olan Mirzaei, patlamanın ardından ailesine ulaşamadı ve evinin tamamen yıkıldığını gördü.
Öne çıkanlar
- Hamed Mirzaei, Tahran'daki evine düzenlenen saldırıda eşi, anne-babası, dedesi, ninesi, amcası ve diğer akrabaları dahil 12 aile üyesini kaybetti.
- Saldırı, 9 Mart 2026'da gerçekleşti ve Mirzaei'nin aile üyelerinin yaşadığı binayı hedef aldı.
- Mirzaei, saldırı anında iş yerinden evine dönmekteydi ve patlamanın ardından ailesine ulaşamadı.
- Yedi ay geçmesine rağmen, Mirzaei her gün yıkılan evine dönerek ailesinden geriye kalan bir şeyler bulma umuduyla enkazı arıyor.
- Mirzaei, yaşadıklarının savaşın iyi bir sonuç getirebileceğine inananlara bir kanıt olduğunu belirtiyor.
Ayrıntılar
Mirzaei, saldırı günü öğleden sonra işten dönerken patlamanın sesini duydu. Evine vardığında, binanın iskeletinden başka bir şey kalmadığını gördü. Enkaz altında kalan komşuları kurtarılsa da, ailesinden kimseye ulaşılamadı. Günlerce enkazda arama yapmasına rağmen, sevdiklerinden hiçbir iz bulamadı.
Kaybettiği aile üyeleri arasında 26 yaşındaki eşi Mohadeseh, anne-babası, dedesi, ninesi, teyzesinin eşi ve kızı, amcası, babasının kuzeni, onun eşi ve çocukları bulunuyordu. Mirzaei, tek çocuk olmasına rağmen geniş bir aileye sahip olduğunu ve tüm hayatını onlarla birlikte geçirmeyi hayal ettiğini belirtti. Şimdi ise ailesinden geriye kalan tek kişi kendisi.
Neden önemli?
Bu olay, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkilerini ve bir kişinin hayatını nasıl kökten değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. Mirzaei'nin hikayesi, savaşın sadece fiziksel yıkımla kalmayıp, bireylerin ruhsal ve duygusal dünyalarında da derin ve kalıcı yaralar açtığını vurguluyor. Aynı zamanda, savaşın insanlık dışı sonuçlarına dikkat çekerek, barışın önemini bir kez daha hatırlatıyor.