İngiltere'de Nadir Kuş Türü, Restore Edilen Sulak Alanda Rekor Sayıya Ulaştı
İngiltere'nin Cheshire bölgesindeki restore edilmiş bir sulak alan olan Woolston Eyes, ülkedeki en büyük tepeli batağan (black-necked grebe) popülasyonuna ev sahipliği yapıyor.
İngiltere'nin Cheshire bölgesinde bulunan Woolston Eyes adlı restore edilmiş sulak alan, ülkenin en nadir üreyen kuşlarından biri olan tepeli batağanların (black-necked grebe) yaklaşık üçte ikisine ev sahipliği yapıyor. Warrington yakınlarındaki bu bölge, eskiden Manchester Gemi Kanalı'ndan çıkarılan tarama malzemelerinin döküm alanıydı. Ancak yapılan çalışmalarla birlikte, şimdi bu türün ülkedeki en büyük kolonisi haline geldi.
Öne çıkanlar
- Woolston Eyes, İngiltere'deki tepeli batağanların en büyük üreme kolonisini barındırıyor.
- Eskiden bir döküm alanı olan bölge, 2021'den itibaren tatlı su havuzları ve sazlık alanlara dönüştürüldü.
- 2023'te dört çiftin yeni restore edilen alanda yuva yapmasıyla başlayan artış, 2025'te 35 üreyen çifte ulaştı.
- Bu başarı, hedefe yönelik koruma çalışmalarının etkinliğini gösteriyor.
Ayrıntılar
Kuşları Koruma Kraliyet Derneği (RSPB) verilerine göre, tepeli batağanlar yılda ortalama 55 üreyen çifte sahip ve belirgin altın rengi yüz tüyleriyle biliniyor. 2021'den bu yana, Woolston Eyes eski bir tarama alanından tatlı su havuzları ve sazlık yatakları ağına dönüştürüldü. 2023'te dört çiftin yeni restore edilen alanda yuva yapması ve 15 yavru büyütmesiyle başlayan bu başarı, 2025'e gelindiğinde rezerv boyunca 35 üreyen çifte ulaştı; bunların 29'u yeni restore edilen sulak alanda yuva kurdu.
RSPB ekoloğu Gavin Thomas, "Tepeli batağan sayılarının Woolston Eyes'da artmasını görmek harika" dedi ve hızlı büyümenin hedefe yönelik koruma eylemlerinin ne kadar etkili olabileceğini gösterdiğini belirtti. RSPB'den Robin Horner ise, sahadaki 60'tan fazla kuşu "oldukça şaşırtıcı" olarak nitelendirdi ve bunun sanayi ile yaban hayatının birlikte çalışabileceği gerçek başarı öykülerinden biri olduğunu vurguladı.
Neden önemli?
Bu gelişme, endüstriyel olarak kullanılmış alanların doğru koruma ve restorasyon çalışmalarıyla nasıl önemli yaban hayatı habitatlarına dönüştürülebileceğinin çarpıcı bir örneğidir. Nadir türlerin popülasyonlarının artırılmasına yönelik hedefe yönelik çabaların, biyoçeşitliliğin korunmasında kritik bir rol oynadığını göstermektedir.