Dünya 2 dk okuma kaynak: DW English

Kızıldeniz'deki Husiler, Afrika Ülkelerini ve Küresel Ticareti Tehdit Ediyor

Yemen'deki Husilerin Bab el-Mandeb Boğazı'nı kontrol etme çabaları, Cibuti ve Etiyopya gibi Afrika ülkeleri üzerinde ciddi ekonomik ve insani etkiler yaratıyor.

Kızıldeniz'deki Husiler, Afrika Ülkelerini ve Küresel Ticareti Tehdit Ediyor
Görsel: DW

Yemen'deki İran destekli Husi isyancılarının stratejik Bab el-Mandeb Boğazı üzerindeki kontrol çabaları, Afrika'nın Kızıldeniz kıyısındaki ülkeleri ve küresel ticareti olumsuz etkiliyor. Eylül ayında Husilerin Yemen'in Perim Adası'nı ele geçirmesiyle gerilim tırmandı. Bu ada, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan boğazın en dar noktasını oluşturuyor ve Cibuti'ye sadece 20 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Ekim ayı başlarında Yemen silahlı kuvvetleri ve Suudi müttefikleri karşı saldırı başlattı. Husiler, 2023'teki Gazze Savaşı'ndan bu yana ticari gemilere saldırılar düzenleyerek bölgedeki deniz trafiğini tehlikeye atıyor.

Öne çıkanlar

  • Husiler, Kızıldeniz'in girişindeki stratejik Perim Adası'nı ele geçirdi ve ticari gemilere saldırıyor.
  • Bab el-Mandeb Boğazı'nın kapanma riski, küresel deniz ticaretini etkileyerek nakliye maliyetlerini artırabilir.
  • Cibuti, Yemen'den gelen 3.700'den fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor ve insani krizle mücadele ediyor.
  • Etiyopya, ithalat ve ihracatının yaklaşık %95'ini Cibuti limanları üzerinden yaptığı için artan nakliye maliyetlerinden büyük ölçüde etkileniyor.
  • Bölgedeki askeri üsleriyle ABD, Çin, Fransa, İtalya ve Japonya gibi büyük güçler, Cibuti'nin stratejik konumuna önem veriyor.

Ayrıntılar

Bab el-Mandeb Boğazı'nın geçilmez hale gelmesi durumunda, nakliye şirketleri Süveyş Kanalı veya Afrika'nın güney ucu üzerinden daha uzun rotalar kullanmak zorunda kalacak. Bu ek maliyetler tüketicilere yansıyacak ve zaten Hürmüz Boğazı'ndaki krizden etkilenen Afrika ekonomilerini daha da zorlayacak. Yakıt ve gübre kıtlığı ile fiyat artışları şimdiden hissediliyor.

Gerilimin insani boyutu Cibuti'yi hemen etkiledi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Eylül ayından bu yana Yemen'den Cibuti'ye 3.700'den fazla mülteci geçti. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu mülteciler, ülkenin kurak Obock bölgesine yerleşti. UNHCR, henüz geçiş yapmamış 10.000 kişiye daha yardım etmeye hazırlanıyor. Cibuti'deki BM Kalkınma Programı (UNDP) temsilcisi Alessandra Roccasalvo, bölgede su sıkıntısının ciddi boyutlarda olduğunu ve tüm suyun tuzdan arındırılması gerektiğini belirtti.

Etiyopya, dünyanın en kalabalık denize kıyısı olmayan ülkesi olarak ithalat ve ihracatının yaklaşık %95'ini Cibuti limanları üzerinden gerçekleştiriyor. Nakliye sigortası primlerindeki artışlar nedeniyle yükselen fiyatlar, Etiyopya ekonomisini derinden etkiliyor. Ayrıca, Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde çıkan çatışmalar da ülkenin ticaret koridorunu tehdit etti. Uzmanlar, Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri'nin (ENDF) ilerlemelerinin ticari abluka tehdidini azalttığını, ancak çatışmanın çözülmemesi durumunda durumun kötüleşebileceğini belirtiyor.

Neden önemli?

Bab el-Mandeb Boğazı'ndaki istikrarsızlık, sadece bölgesel çatışmaları derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini ve enerji piyasalarını da tehdit ediyor. Cibuti'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülkenin askeri üssüne ev sahipliği yapması, bölgedeki herhangi bir gerilimin uluslararası etkilerini artırıyor. Bu durum, Afrika ülkeleri için ekonomik zorlukları artırırken, uluslararası toplumun Yemen'deki krize ve deniz güvenliğine daha fazla odaklanmasını gerektiriyor. Bazı Afrika limanları (Kenya ve Tanzanya gibi) alternatifler olarak öne çıksa da, mevcut krizin etkileri geniş çaplı olacak.

DünyaHusilerBab el-MandebKızıldenizCibutiEtiyopya

← Tüm haberler